Kişisel kütüphanemin “Sinema” alanına ayrılan kısmından seçilmiş kitapların bir listesi ve tanıtımları…

Başlangıcından Günümüze Fransız Sineması
Remi Fournier Lanzoni
Küre Yayınları
Fransız sineması, sinemanın keşfinden bu yana dünyanın en verimli ve yaratıcı sinemalarından biri. Sinema eğitimi açısından mutlaka incelenmesi gereken bu alan, başta Avrupa olmak üzere dünya sinemalarını birçok yönden etkiledi. Unutmayalım ki, sinema tarihinin en devrimci atılımı olan Yeni Dalga akımı da 1950 sonrası Fransa’sında ortaya çıkmıştı.
Ancak Türkiye’deki sinema literatüründe bir-iki istisna hariç, Fransız sineması tarihine dair kapsamlı sistematik bir çalışma yoktur. Rémi Fournier Lanzoni’nin bu incelemesi Fransız sinemasının başından itibaren (tabii ki eksiksiz değil) bir dökümünü yapmanın yanı sıra, yaklaşık onar yıllık dönemleri bu ulusal sinemanın içinde bulunduğu ekonomik, politik ve kültürel bağlam içinde değerlendiriyor. Ayrıca birçok özel filmin estetik açıdan analizini içeriyor. Kitabın, bu sahadaki açığı biraz olsun kapatacağını umut ediyoruz.
“Başlangıcından Günümüze Fransız Sineması epeydir ihtiyaç duyulan çalışmanın kesinlikle ta kendisi: Kitap, sinemanın doğumundan günümüzün dijital yapım ve kablolu yayınlarına dek Fransız sinemasına dair ciddi, eğlenceli, kışkırtıcı ve kapsamlı bir yaklaşım sunuyor. Lanzoni, okuru Fransızların imza attığı estetik, entelektüel ve teknik birçok katkının zarifçe düzenlenmiş, iyi araştırılmış ve her daim ilginç olan tarihinde bir gezintiye çıkarıyor. Filmlerden hoşlanan herkesin, kitaplığında yer ayıracağı bu çalışma, güvenilirliği ve bütüncül yaklaşımıyla uzmanları tatmin ederken öğrencilerle sıradan okurları da kendine bağlayacak. Hiç kuşkusuz gelecek yıllarda konuya dair standardı da belirleyecek.” (Tanıtım bülteninden)

Nuri Bilge Ceylan Sineması: Türkiyeli Bir Sinemacının Küresel Hayal Gücü
Bülent Diken, Graeme Gilloch, Craig Hammond
Metis Yayınları
Nuri Bilge Ceylan, sinemaseverler kadar eleştirmenlerin de övgüsünü alan filmleriyle uluslararası başarı kazandı ve yirmi birinci yüzyılın en özgün ve provokatif sinemacılarından biri olarak kendini kabul ettirdi. Buna rağmen film ve medya araştırmacılarının Ceylan’ın filmlerinin kendine has üslubunu, havasını ve temalarını keşfetme girişimleri sınırlı kaldı, Ceylan sinemasının temaları henüz kapsamlı bir sosyolojik ve eleştirel düşüncenin konusu olmadı.
Üç yazar, tartışmacı bir diyalog içinde birlikte yazdıkları kitapta buna girişiyorlar: Ceylan’ın filmlerine ayırt edici özelliğini veren “diyalektik etkileşim anları”nı, paradoks ve çelişkileri çözmeye değil, taklit ederek pekiştirmeye çalışıyorlar. Ceylan sinemasında süreklilik gösteren beş temel temanın izini takip ediyorlar: yersiz yurtsuzluk, nostalji, göç ve yer değiştirme gibi tikel zaman ve mekân biçimlenimleri; süregiden bir hiçlik ve yokluk duygusu; yas, melankoli ve can sıkıntısı; metropoliten modernlik; ulusötesilik. Böylece Ceylan sinemasını filizlenmekte olan bir “Yeni Türk Sineması” bağlamında ele almak yerine, bu filmleri klasik Avrupa (özellikle Fransız, Alman ve Rus) düşüncesi, edebiyatı ve filmleriyle desteklenen ulusötesi bir bağlama yerleştiriyorlar.
Sosyologlar, kültür kuramcıları, ama daha önemlisi sinemaseverler için; Nuri Bilge Ceylan’ın bundan sonra yapacağı filmleri, o emsalsiz hayal gücünü heyecanla bekleyenler için bu kitap. (Tanıtım bülteninden)

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.